92406 kayıt bulundu.
bekleme odası, bekleme salonu, bekleme süresi, bekleme yeri
1. isim , isim , isim , isim , Beklemek işi
1. Gelince beklememi sıkı sıkı tembih etmişler.
1. Gelince beklememi sıkı sıkı tembih etmişler.
1. isim , isim , isim , isim , Doktor, avukat vb. ile görüşme öncesinde oturulan yer, bekleme odası
1. Bir keresinde bekleme salonunda sırasını bekliyor, içeriden şişe patlar gibi kahkaha!
1. Bir keresinde bekleme salonunda sırasını bekliyor, içeriden şişe patlar gibi kahkaha!
2. Herhangi bir taşıtı beklemek için gelenlerin oturdukları yer
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Evliliği sona ermiş kadının yeniden evlenebilmesi için aradan geçmesi gereken süre
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Görüşme kararının alınması ile görüşmenin yapıldığı ana kadar geçen süre
1. isim , isim , isim , isim , Bir kimseyi beklemek için ayrılan bölme
2. Herhangi bir taşıtı beklemek için ayrılan bölme
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak
1. Ben de seni bekliyordum zaten.
1. Ben de seni bekliyordum zaten.
2. -i , -i , -i , -i , Süre tanımak, acele etmemek
1. Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi.
1. Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi.
3. -i , -i , -i , -i , Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek
1. Eşyayı beklemek. Tutukluları beklemek.
1. Eşyayı beklemek. Tutukluları beklemek.
4. Ummak
1. Nikâhtan bu kadar keramet bekleme!
1. Nikâhtan bu kadar keramet bekleme!
5. Karşılaşma ihtimali bulunmak
1. Oysa bizi bekleyen yaşam bu değildi.
1. Oysa bizi bekleyen yaşam bu değildi.
6. Aramak, istemek
1. Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var.
1. Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var.
7. Oyalanmak
1. herhangi bir şeyi kısa veya uzun bir süre ertelemek
2. telefonla yapılan iletişim sırasında karşı tarafı geçici bir süre bekletmek
1. nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , Beklenme ihtimali veya imkânı bulunmak
1. Savaş, bir çözümün kendinden beklenebilecek tüm sürecini, tüm adımlarını yaşattı bana.
1. Savaş, bir çözümün kendinden beklenebilecek tüm sürecini, tüm adımlarını yaşattı bana.
1. isim , isim , isim , isim , Beklenilmek işi
1. Beklenilmeye alışmamış, özlendiğini görünce hıncını çıkarıyor bizden.
1. Beklenilmeye alışmamış, özlendiğini görünce hıncını çıkarıyor bizden.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Beklenmek
1. Alınan tedbirlere rağmen Türkiye'nin nüfus artışını, beklenilen bir şekilde durdurmak pek mümkün görünmüyor.
1. Alınan tedbirlere rağmen Türkiye'nin nüfus artışını, beklenilen bir şekilde durdurmak pek mümkün görünmüyor.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Beklenmeyen, umulmayan
1. Hayatın alışkın olduğumuz birçok gündelik hâlleri beklenmedik nice zevklere bürünürdü.
1. Hayatın alışkın olduğumuz birçok gündelik hâlleri beklenmedik nice zevklere bürünürdü.
2. Birdenbire, ansızın olan
1. nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , nesnesiz , nesnesiz , -den , -den , Bekleme işine konu olmak
1. Oysa hiçbir şey tam da beklendiği gibi olmuyor.
1. Oysa hiçbir şey tam da beklendiği gibi olmuyor.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Beklenmeyen, umulmayan durumda olan
1. Beklenmez bir tehlike karşısında şaşkınlıktan kendini o tehlikenin ta göbeğine kaldırıp atan bir adam gibi misafirlerin önüne fırladım.
1. Beklenmez bir tehlike karşısında şaşkınlıktan kendini o tehlikenin ta göbeğine kaldırıp atan bir adam gibi misafirlerin önüne fırladım.
beklenmezlik fiili
1. isim , isim , isim , isim , Beklenmeme durumu
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Bir fiile -acağı / -eceği sıfat-fiil ekiyle tutmak yardımcı fiili getirilerek oluşturulan ve işin istenmeden, beklenmeden olduğunu anlatan birleşik fiil
1. Güleceği tutmak. Yazacağı tutmak.
1. Güleceği tutmak. Yazacağı tutmak.
1. isim , isim , isim , isim , Gerçekleşmesi beklenen şey
1. Ondan beklentimi çarçabuk unuttum.
1. Ondan beklentimi çarçabuk unuttum.
2. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Birlikte veya karşılıklı beklemek
1. Bahar geldi koyun kuzu koklaştı / İki âşık dört senedir bekleşti
1. Bahar geldi koyun kuzu koklaştı / İki âşık dört senedir bekleşti